

Darbeci ve cuntacı zihniyetin özü Müslüman olan bir ülkede başörtülü vatandaşları ötekileştirdiğini vurgulayan AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ "Bu ülkeyi darbelere, cuntacı dayatmaya götürmek isteyenlere soruyorum. Niye başörtülü vatandaşlarımızdan korkuyordunuz? Niye onlarla hesaplaşmak istiyordunuz. 20 bin çocuğumuzu gözyaşlarıyla Avrupa'ya gönderdiniz, Asya'ya, Endonezya'ya gönderdiniz. Bu gidişe sağduyulu milletimiz dayanamadı ve yeter söz milletin dedi. İşte bu sağduyulu milletimiz Başbakan Erdoğan önderliğinde AK Partiye güvenerek % 58 gibi bir zaferle bir kez daha seçim kazandırma teveccühünde bulundu. Bu halkın içinden gelenlerin zaferidir, bu milletimizin teveccühü, inanmışlığı ve zaferidir" dedi.
Türk halkının kullandıkları oylarla bir AK devrim gerçekleştirdiğini belirten Özdağ "Başıörtülü öğrencilerimiz artık okuyorlar, askeri okullardan atılan evlatlarımız tekrar geri döndüler. Bir zamanlar askeri şura kararlarıyla sabahleyin ordu kapısının önüne konulanlar tekrar görevlerine dönerek iadeli itibar yaptılar. Nerede mazlum varsa, nerede masum varsa, nerede mağdur varsa elinden tutuyoruz. Tutun elimizi diyoruz. AK Parti onların elinden tutuyor, gönül dünyasını açıyor" ifadesinde bulundu.
AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ tarhte bir kıyaslama yaparak açıklamalarına şöyle devam etti; "Peygamberlerden sonra ki en güzel insanlardan bir tanesi olan Fatih Sultan Mehmet Han'dean bahsedeceğim. Konstantinopolis bir gün fetih olacak onu fetheden kumandan ne güzel kumandan onun askerleri ne güzel askerlerdir sözü hadislerde yazıyordu. İstanbul'u fethetti Fatih. Fatih oldu Mehmet. Yine hatırlanacağı gibi Rum imparatorluğunu yıktı Trabzon'da. Ardından Roma'ya doğru yürüdü. Batılılar toplandılar kendisine dediler ki; burada kal ! Yürüme daha fazla. 200 bin kişiyle geliriz. Senin elinden İstanbul'u alırız. Anadolu'yu alırız. Seni tekrar Orta Asya'ya geldiğin yere Türkistan'a geri göndeririz dediler. Fatih onlara güldü ve cevap verdi; ‘Siz bir araya gelemezsiniz. Hep kavgalısınız kendi aranızda. 200 bin kişiyi asla toplayamazsınız. Sonra bir şey söyleyeyim size benim 60 bin kişilik ordum var. Hepsi benim için ölmeye hazır. Ama en önemlisini söylüyorum size. Gencim, şanslıyım, tarih benden yana.' Recep Tayip Erdoğan ise iktidara geldiğinde 2001'de cuntacılar, kirli sermayedarlar, şantajcı medyalar, bazı haddini bilmez hukuk dışı uygulamalar yapan bürokratlar bir araya geldi. Seni muhtar bile yapmayacağız dediler. O güldü ve geçti. ‘Allah bana yeter. O ne güzel bir vekildir. Millet bana yeter. Onun iradesi ne güzel bir iradedir' dedi. Allah onu Türkiye'nin, Ön Asya'nın ve Balkanların muhtarı yaptı. Fatih Sultan Mehmet gibi Başbakan Recep Tayip Erdoğan'da o birleşenlere şöyle seslendi ‘Benim arkamda % 34'lük, % 47'lik, % 50'lik ve % 58'lik millet iradesi var. Benimle yola çıkan, bana inanan millet iradesi var' dedi. Geriye kalan üçüncüyü de ben söylüyorum. Recep Tayip Erdoğan şanslısın, gençsin, ve tarih senden yana" şeklinde kıyaslasına yer verdi.