
Yanılmıyorsam 1995 yılı idi. Adil Aygül’ün ikinci dönemin de, belediye meclis üyesi olarak bulunuyordum. Adil Aygül, belediye başkanı olarak meclise, devlet hastanesindeki yolun iptal edilmesini, donatım arazisinin sağlık alanına çevrilmesi konusunda bir madde getirdi. Bu sayede, Devlet Hastanesi'nin bu alanda büyüyerek rahat bir şekilde Manisalılara hizmet edeceğini söyledi. Meclis oy birliği ile bu maddeyi kabul etti. Bizler devlet hastanesine genişleme alanı kazandırdığımıza sevinirken, bir baktık ki donatımın arazisini Celal Bayar Üniversitesi kapmış. O günlerde bir moda oluşmuştu. Yeni heyecanla üniversite boş bulduğu her alanı, bir şekilde bünyesine alıyordu. Bu açgözlülük Manisa'da dağınık bir üniversitenin oluşmasına, hizmetin dağılmasına ve Manisalılarla bir türlü kaynaşmamasına neden oldu.
Bu alanın üniversiteye geçmesi, devlet hastanesinin dar bir alana sıkışmasına neden oldu. Eğer o arazi hastaneye dahil olsaydı, günümüzde o bölge belki çok gelişmiş, sağlık ünitelerine kavuşmuş olacaktı. O araziyi üniversite iyi bir şekilde mi kullandı? Hiç tahmin etmiyorum. Bugün işlevi fazla olmayan bir sineme salonu ile konferans salonunun orada olduğunu biliyorum.
Yıllar geçti. Üniversitede rektörler değişti. Yeni rektör Sayın Pakdemirli'nin kampus olayına sıcak baktığını ve üniversiteyi mümkünse bir, iki çatı altında toplanmasının iyi olacağı düşüncesinde olduğunu öğrendim.
Bu düşünce çerçevesinde eski günler ve eski önerge aklıma geldi. Geçen yıl belediye Meclisi'nde bu konuda bir önerge vererek, bu konunun tekrar gündeme gelmesi sağlandı. Bu önerge ile üniversitenin şu an kullandığı yerin, imar da sağlık alanına döndürülmesi teklif edildi. Meclis'te bu önerge kabul edilerek, gereğinin yapılması amacı ile imar komisyonuna sevk edildi. İmar komisyonu da bu konuda ki yasa gereği dairelere bilgi verip, görüş sordu. Bu konunun muhatabı sağlık müdürlüğü bu konunun takipçisi olacağını beklerken, o günlerdeki gazeteler de, bizim böyle bir araziye ihtiyacımız yok diye demeçleri çıktı. Fesübanallah dedik sustuk.
Bu olayı tam unuttuk derken, cumartesi günkü gazetede bir başlık Devlet Hastanesi büyüyecek. Eski donatım, şimdiki, üniversite kültür alanı hastaneye dahil olacak. Bu başlıktan anladık ki geç olsa da aklın yolu bir. Biz bu konuyu gündeme getirdiğimizde bizim böyle bir talebimiz yok diyenlerin, aklı başına, biraz geç gelmişti. Geçte olsa Manisa için çok önemli bir kazanç olacağını düşünüyorum. Şimdi Sağlık Müdürlüğü'nden başlayan bu işlemleri takip etmesini bekliyorum. Dairelerinden ilgili yazıları bir an evvel çıkarırlarsa, belediye meclisi de işi tamamlar. Aldığım bilgiye göre bir yıldır daha devlet demiryollarından istenilen cevap gelmemiş. Elbirliği ile Devlet Hastanemizi rahat çalışabileceği bir ortama geçirelim. Manisa hepimizindir.
Bu konudan üniversiteye geçmek istedim. Kısa bir sürede olsa, bir müddet görev yaptığım üniversitenin başarılı olması her zaman temenni etmişimdir.
Sayın Rektörüm Prof.Dr.Mehmet Pakdemirli’nin babasını yakinen tanısam da, kendisi ile şahsen tanışmadım. Düşüncelerinin çoğunu bilemem. Fakat konuşmalarından Manisa ile içi içe olmak için çalıştığını fark ediyorum, bu da beni memnun ediyor. Dağınık üniversiteyi toplamaya çalışması, hastanenin dışındaki üniteleri, bir kampus çatısında toplama isteği bana doğru olarak geliyor. Bu konuda kendisine başarılar diliyorum.
Yalnız iki konuda uyarım olacak. Birincisi yıllarca yapılan ihmal devam ediyor. Üniversitenin etrafında ki, çiftliklerde bulunan yeşil çamların verdiği güzellikler görülmeye değer iken, kampus de ağaçlandırma hemen hemen hiç yok. Sanki Ege Bölgesi'nde bozkır yaratılmış. Ben ağaçlandırma ihmalinin bir an önce giderilmesini, kampusun bir an önce yeşile kavuşmasını bekliyorum. İkincisi bir Pazar günü, Bağyolu tarafından araba ile kampüse geldim. Yıkık kontrolsüz bir kapıdan, moloz yığınları içinde üniversiteye girdim. Araba ile içeride dolaştım. Sessizlik, kontrolsüzlük beni ürküttü. Kısaca başka şehirlerde girdiğim kampusler de ki düzeni, güveni, havayı bulamadım. Kalite önce görüntü ile artar. Manisa ve Manisalılarla barışık, Manisa’ya katkı veren ve Manisa’dan katkı alan üniversitenin başarıyı daha kolay yakalayacağını inanıyorum. Huzurlu ve başarılı bir üniversite hepimizin dileğidir.